Mavi Haber Adana

banner

‘HER ŞEYİN ÇOK GÜZEL OLMASININ ÜLKE HAYRINA OLACAĞINA İNANIYORUM’

‘HER ŞEYİN ÇOK GÜZEL OLMASININ ÜLKE HAYRINA OLACAĞINA İNANIYORUM’
190
21 Mayıs 2019 - 14:15

Mavi Radyo Kent Meclis Gündemi konuğu olan geçtiğimiz 31 Mart seçimlerinde CHP Çukurova Belediye Başkan Aday Adayı olan Orhan Bayram, Ebru Özgürdal moderatörlüğünde, gazeteciler Pınar Aytekin, Mustafa Özgür ve Murat Yıldız’ın sorularını cevapladı. Gündeme değerlendiren Bayram, Adana’nın her geçen gün yoksullaşan bir kent haline geldiğini ifade etti.

Ülkede ekonominin oldukça kötü gittiğini vurgulayan Bayram, “Türkiye fotoğrafına bakarsak, Türkiye’de tarımın bitmesi son noktadır. Sen üretiyorsun 3 lira, biz bunu dışarıdan bir buçuğa alsak dahi Türkiye bunu beş liraya üretse dahi yarattığı istihdam alanlarının daha fazla olduğu gerçektir. Bir kış geçirdik domates, salatalık bulamadık” dedi.

31 Mart seçimlerinde de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Adana’da da çok iyi yerlere geldiğini vurgulayan CHP’li Bayram, “31 Mart seçimlerinde Zeydan Başkanın inanılmaz bir rüzgârı vardı, kasırga gibi bir rüzgârı vardı. Farklı kesimlerden konuştuğum vatandaşların söyledikleri şu, Zeydan Karalar… Ben her 3 kişiden birinden bile Zeydan Karalar’a oy vermeyeceğim lafı duymadım” diye konuştu.

Her şey çok güzel olacağının altını çizen Bayram, “Her şeyin çok  güzel olmasının da bu ülkenin hayrına olduğuna inanıyorum. Her şey çok güzel olacak derken, hoşgörünün, saygının, sevginin, barışın ülkemize bu topraklara yaklaşık Atatürk Cumhuriyeti ile 100 yıl önce ekilmiş tohumlar olduğunu biliyoruz. Türkiye’de her şey çok çok daha iyi olması dileğiyle güzel günler göreceğiz” dedi.

UZUN YILLARDIR SİYASETİN İÇERİSİNDE BİRİ OLARAK VE BİR İŞADAMI OLARAK ADANA VE TÜRKİYE’YE BAKTIĞINIZDA NASIL BİR FOTOĞRAF GÖRÜYORSUNUZ?

Öncelikle Adana’nın bir fotoğrafını çekmek gerekirse, her geçen gün kendinden uzaklaşan bir şehirle karşı karşıyayız. Önceden Türkiye’de kriz olduğu dönemlerde bile kendi kendine yetebilen şehirdi Adana’da. Bir Erzurum, bir Kars değildi, soğuk bir bölge değildi. İnsanların kendi kendine yettiği bir bir şehirdi. İnsanların domatesini, biberini, patlıcanını yetiştiren, kendi ekmeğini yapan, fabrikasında iş bulabildiği aşını üretebildiği bölgeydi. Her geçen gün aşından ve işinden uzaklaşan yoksullaşan, sefaletin her geçen gün diz boyu olduğu bir kentle karşı karşıyayız. Geçen yıllara oranla kentte fabrikaların azalmasıyla bir işsizlik oranı ve yatırımlar konusunda Hakkari ile yarışır hale gelmek, Adana’yı içler acısı bir noktaya getirdi.

TARIMDA ÇOK ZOR BİR DÖNEM YAŞADIK

Bu kent toprakları bakımından verimli bir kenttir. Toprağından yılda üç defa ürün alınabilen bir kenttir. Yağmurun olmadığı dönemlerde de kanallarından suyun aktığı bir bölgedir. Öyle bir dönem yaşadık ki ürünlerin ekilmediği, ekilen ürünlerden de zarar edilen bir dönemdi.  Bu özellikle yaşadığımız kent için oldukça üzücü bir durum. Özellikle tarıma dayalı sanayinin olduğu kentlerde kendi kendine yetebilme oranı daha yüksektir. Çünkü hem güneş ve iklim şartları Adana’yı diğer kentlerden ayıran bir özellik olarak ortaya çıkmaktadır.

ÜRETİMİ BİTİRME NOKTASINA GELDİLER

Türkiye fotoğrafına bakarsak, Türkiye’de tarımın bitmesi son noktadır. Sen üretiyorsun 3 lira, biz bunu dışarıdan bir buçuğa alsak dahi Türkiye bunu beş liraya üretse dahi yarattığı istihdam alanlarının daha fazla olduğu gerçektir. Bir kış geçirdik domates, salatalık bulamadık. Önceden analarımız konserve yaparlardı, meyveleri reçel yaparlardı, eti kavurma olarak saklarlardı. Artık bu tedbiri elden bırakmış bir millet var. Biz millet olarak aslında tedbirli bir milletiz ama her zaman analarımızın bir kenara koyduğu bir kefen parası vardır ya bu da bir plandır, programdır. Ölürsem ölüm yerde kalmasın kefen paramız olsun derler. Türkiye’nin geneline baktığımızda da çevresi ile sürekli kavga eden, sürekli kendini çevresine hissettirmek istemiştir.

ÇUKUROVA BELEDİYE BAŞKANI ADAY ADAYI OLDUNUZ, ÇUKUROVA BÖLGESİNDE EKSİKLİKLER NELERDİR, ÇUKUROVA’YI BİRAZ DEĞERLENDİREBİLİR MİSİNİZ?

Çukurova Belediye Başkanı Aday Adaylığı dönemi geçirdik, kendimizi kamuoyuna anlatmaya çalıştık. Bu bir yarıştır, biz olmadık başka bir arkadaşımız oldu, hayırlı uğurlu olsun. Tabi sadece Çukurova üzerinden gidersek Adana’da bir takım eksiklikleri göz ardı etmiş oluruz. Çünkü kendine göre dinamikleri olan bir şehirdir Adana… Ben 2014 yılında Yüreğir adayıydım. Adana’da, Yumurtalık’ta, Ceyhan’da da başarılı işler yaptım. Adana’nın tamamı üzerinden baktığımızda Çukurova bölgesi insanların evlerine gittiği ve akşam beşten sonra canlanan bir bölgedir. Ama Seyhan bölgesi gündüz nüfusu neredeyse bir buçuk katına varan bir kalabalıktadır.

HER MAHALLE ŞEHİR NOKTASINDA

Kentin geçmişinden gelen o modern kent olmayışından önce dizayn edilmiş kentlerdir. Bu modernlik yavaş yavaş Adana’ya da sirayet etmeye başladı. Kentin yoğun bölgelerde devlet dairelerinin işleyişinin olduğu bölgelerdir. Önceden Adana’da bir valilik binası vardı çarşının göbeğindeydi. Adana’nın merkezinin dışına çıkartıldı. Adli binasını Yüreğir’e taşıdılar. Sosyal Güvenlik Kurumu oraya gitti. Yavaş yavaş şehirdeki merkez anlayışı ulaşım noktası dışında kentin dışına doğru gitmeye başladı. Çünkü artık her mahalle bir şehir noktası haline geldi.

GELECEĞE YÖNELİK PLANLAR YAPILACAKTIR

Bugün Çukurova olması gerektiği yerde mi, tabi ki değil… Seyhan’da, Büyükşehir’de olması gereken yerde değil. Hiçbir zaman da olmayacak. Sürekli beş adım sonrası plan yaparsanız onuncu adımı, yirminci adımı unutmuş oluruz. Onun için Çukurova için yapılacak çok ciddi işler var. Şu anda mevcut belediye başkanımız var umut ediyorum ki yapacaktır. Ciddi anlamda sosyal tesisleriyle, üst yapılarıyla, kültürel anlamda etkinlikleriyle, çocukların geleceğine yönelik planlarıyla çalışmalar yapılacaktır.

YEREL SEÇİMLERE GELECEK OLURSAK, CHP ADANA’DA BİR BÜYÜKŞEHİR 4 TANEDE İLÇE BELEDİYESİ ALDI. BAZI BÖLGELERDE KIL PAYI KAÇIRILDI. ACABA ÖN SEÇİM YAPILSAYDI ADAYLAR BELİRLENSEYDİ SEÇİM SONUÇLARI DAHA FARKLI OLUR MUYDU, KAYBEDİLEN YERLER ALINABİLİR MİYDİ?

Her seçimin birer hikâyesi vardır, zaten hikâyesi olmazsa seçim olmaz. Birbirinin tekrarı olur. 24 Haziran seçimlerine kadar siyasi bir bloğun oluşabileceği öngörüsünü yapamıyorduk. Ama 24 Haziran’da Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı süresinde partilerin birbirlerine milletvekilleri vermesi seçimin iradesinin ortaya konulması, HDP ile ilgili vatandaşların farklı duyarlılıklarını ortaya koyması ve meclise girmelerini sağlamaları gibi. Bir sonraki 31 Mart yerel seçimlerinde, zaten bizler Türkiye’de bir araya gelince gerçekten demokrasi adına, hukuk adına, çağdaşlık adına bir güç ortaya koyabildiğimizi anladığımız için böylesine birlik ve beraberlik Türkiye’nin birçok yerinde cereyan etti. Bizim 2014 yılında Yüreğir’den aldığımız oy iki binken beş yıl sonra bu oy oranları beş bine çıktı. Bu bir ön seçimle tarif edilecek bir şey değil. Farklı konjonktürler var. Partilerin birleşmesi, birlik ve beraberlikten doğan bir seçim sonucudur.

ZEYDAN BAŞKAN’IN İNANILMAZ RÜZGARI VARDI

31 Mart seçimlerinde Zeydan Başkanın inanılmaz bir rüzgârı vardı, kasırga gibi bir rüzgârı vardı. Sarıçam bölgesinde inşaatlar yapıyorum, başka yerlerde işlerim var. Farklı kesimlerden konuştuğum vatandaşların söyledikleri şu, Zeydan Karalar… Ben her 3 kişiden birinden bile Zeydan Karalar’a oy vermeyeceğim lafı duymadım.

ZEYDAN KARALAR DOĞRU ADAYDI

Böylesi bir havada İYİ Parti kısmen HDP, CHP bileşenleriyle birlikte yaklaşık 700 bin oy alacağını düşünüyorduk. Var olan tek yönetime karşı olanlar, ekonomiden etkilenen halk gibi, oyların oldukça yüksek olacağını bekliyorduk. Bu da büyük başarıdır, 25 yıl sonra gelmiş bir başarıdır. Ben Zeydan Bey’in çok iyi işler yapacağına inanıyorum, herkesin bildiği, tanıdığı önemli bir liderdir. Aynı zamanda Zeydan Bey doğru bir aday tespitidir. Eğer CHP’nin adayı Zeydan Bey olmasaydı, biz yine kaybederdik. Doğru bir karardır, Adana’da bu kararla taçlandırmıştır.

SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?

Her şey çok güzel olacak. Olmasının da bu ülkenin hayrına olduğuna inanıyorum. Her şey çok güzel olacak derken, hoşgörünün, saygının, sevginin, barışın ülkemize bu topraklara yaklaşık Atatürk Cumhuriyeti ile 100 yıl önce ekilmiş tohumlar olduğunu biliyoruz. Umut ediyorum ki eğitim sisteminde de bilime ve fene yönelerek, hem yurtta sulh hem de dünyada sulh, hem barış hem de kardeşlik ortamıyla Türkiye’de her şey çok çok daha iyi olması dileğiyle güzel günler göreceğiz.

banner
POPÜLER FOTO GALERİLER
marmaris tekne turu

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.